28 Mayıs 2015 Perşembe

çizgi filmlerdeki görünmeyen tehlike

kanalın adı baby tv . 1-3 yaşa hitap ediyormuş. açıyorum benim oğlan dut yemiş bülbüle dönüyor,yemek yemek istemediği zamanlarda tabletten açıyorum şarkıları gene sevindirik oluyor. evimizi kara büyü gibi sarmaya başlayan şu lanetli kanalı her açtığımda hipnotize oluyorum alık alık bakakalıyorum televizyona ! bi acaip renkler , garip şarkılar , hayvana dönüşen sebzeler fırıldak gibi dönüp duran bir kanal...

bir silkelendim neler oluyor bana ya ? bu neyin kafası abi ? kapat şu kanalı , aç haberleri gündemi özet geç  sonra kapat televizyonu , aç radyoyu çocuğa biraz klasik müzik sonra bul güzel bir müzik kanalı dinle! sen bu değilsin .

samet doğmadan önce , gün içinde ben asla televizyon açmazdım . sadece müzik dinler ,internetten gazete okurdum. ya da belgesel ve çoğunlukla yemek kanalları -24 kitchen favorim- izlerdim . bu arada hamile kaldıktan hemen sonra iş hayatını noktalayıp eve geçtim . normalde akşamları bile televizyona tahammül edemez başka bir odaya geçer ya kitap okur ya da öylece uzanır gözlerimi dinlendirirdim . ta ki çocukla hayata adapte olana kadar.

farkına yeni yeni vardığım ve her annenin başına gelen 'annelik zaafı' denen garip şey beni de vurmuş. e çok normal , emekleme döneminde durduğu yerde durmayan ,annesinin paçasından düşmeyen ,anneye iş yaptırmayan , yemek hazırlatmayan , dinlendirmeyen hatta bırak dinlenmeyi bi rahat wc ye gidip de mıçamayan bir kadın haline gelmişim :)) ve o lanetli kanal benim de zaafım oluvermiş. ekranın karşısında kendimi hipnotik halde yakalayınca ya bu nedir ? bu çizgi filmlerin psikolojik etkisi ne ? eğitici mi eğlendirici mi? hani biliyoruz dil gelişimine bir katkısı yok , dikkat ve konsantrasyon bozukluğuna da yol açıyor --da--  benim göremediğim , anlayamadığım bir şeyler mi dönüyor ? diyerekten başladım internetten kurcuklanmaya .
dehşete düştüm ! okuduklarımdan , gördüklerimden , dinlediklerimden ...

o masumane görünen disney dünyasının içinde gizli bir karanlık dünya varmış,keyifle izlediğim  bazı  çizgi film kanalları  gizli cinsel içerik deposu haline gelmiş. Sübliminal mesajlar ortalıkta kol geziyormuş.

Sübliminal mesaj, bilinçaltına hitap eden mesajlarmış. Biliç algılamaz fakat Bilinçaltı kaydedermiş !  Görüntüyle , sesle , kokuyla iletilebilinir ve kişinin düşüncelerinin oluşumunda temel oluştururmuş !bizim Türk çizgi filmlerinde bu tip mesajların içerdiğine dair kaynak bulamadım ama yabancı Kaynaklı her türlü çizgi film , müzik, film, reklam aklınıza ne gelirse işte hepsinde sübliminal mesaj mevcut. .

Sonra dedim ki kendi kendime izletmiyorum abi , bitti . Aklıma tüküreyim diye diye kendimi bir güzel içimden paraladım. ama şimdi düşünüyorum da dinlediğimiz müzikler,izlediğimiz reklamlar,alışverişte çalınan müzikler dünya o kadar görünmeyene odaklanmış ki; o kadar algıya yönelmiş ki bir yerinden muhakkak bu duruma maruz kalacak . sonra düşündüm önemli olan korumak ya da yasaklamak değil, çocukta bir akıl oluşumunu sağlamak. çocuk belli bir bilince ulaşana kadar tutabildiğimiz kadar uzak tutmaya çalışmalı , o bilince ulaştığını gördüğümüzde de zehire karşı panzehir oluşturmalıyız.

boş verin  bırakın mutfak dolaplarını indirsin , sizi peşinden koştursun işinizi yaptırmasın . şöyle düşünün hangi anne çocuğuna abur cubur yediriyor ? hemen hemen çoğu anne uzak tutuyor neden zararlı diye . işte televizyon da bana kalırsa  beynin abur cuburuymuş .  ben gene kendi kendime öğrendim.

işi gücü yetiştirip , dinlenmeye çalışmak için çocuğu televizyon karşısına oturtmak da sanırım bir atalet hali . ben koptum , kurtuldum.
ayıldım
uyandım
araştırdım
öğrendim 
ve çok korktum ...

eğer neler olduğunu bir de ben göreyim derseniz bir tıkla kolayca videolara ve resimlere ulaşabilirsiniz.

sevgiyle kalın.

8 yorum:

Ogrenen Anne dedi ki...

2 senedir neredeyse 0 ekran ömrüyle geçti (hastalık ve uçak yolculukları hariç) ve kesinlikle zor değil. Aslında alışkanlık, tv olmayınca insan aktivite yaratmak zorunda kalıyor ve ilk başlarda zorlanıyorsun ama sonra bir bakıyorsun eline geçen herşeyden hşkaye ya da oyuncak yaratır olmuşsun. Sadece bebek ve bebekle ilişki için değil, annenin üretken kalması, hafıza ve bilişsel esnekliği için de güzel bence ;) Kolay gelsin!

ÇiğDEm Tahtasız dedi ki...

Tesekkurler. Kesinlikle haklisin . Bizi canli ve uretken kilar. Ve aramizdaki bagi da kuvvetlendirir. Bizimki cok aliskin degil allahtan kolay olacak benim icin :)

ergun adlim dedi ki...

Efendim çok hassas bir konu hakkında yazdığınız için teşekkürler. Bir İspanyol adamın bu konu hakkında demeçini dinlemiş dim ondan sonra herkezi uyarmaya başladım. Çocuklarımızı koruyalım mümkün olduğu kadar yabancı çizgi flimlerden uzak tutalım saygılarımla

Gülşah Şahin dedi ki...

Merhaba, sanki kendimi okudum yazınızda. Kızım 15 aylık ve bir süredir bizde bu kanalı izliyoruz. Dediğiniz gibi kilitlenmiş vaziyette izliyor. Bende tv tahammül edemeyen zaman kaybı olarak gören biriyim ama uzun zamandır bu kanalı izliyor kızım.
Artık yazınızı okuduktan sonra uzun zamandır beni de rahatsız eden bu duruma son vermem gerektiğini iyicene emin oldum. Çocuklarımız nasıl alıştırırsak nasıl eğitir öğretirsek öyle alışıyorlar.
Sevgiler.

ÇiğDEm Tahtasız dedi ki...

Cok tesekkurler . Bilinclenmek onemli hele cocuklarimiz soz konusuysa .

ÇiğDEm Tahtasız dedi ki...

:)) valla dikkat etmek gerekiyor . Tamamen bitiremeyiz belki ama bilgili bir sekilde davranmak gercekten bizler icin de cocuklarimiz icinde onemli. Tesekkurler :))

İnci D. dedi ki...

Bu konuda çok haklısınız. Çizgi filmler, özellikle ABD elinden çıkanlar, bir sürü zararlı içerik sunuyor ve bilinci zehirliyor. İlkokul çağında bir yeğenim var. Bebekliği ve çocukluğu TV karşısında geçti. Ve resim yeteneği çok iyi. Hatta üst tarafta paylaştığınız ne üdüğü belirsiz resimler tarzında değildi, gayet başarılı ve oldukça güzel çizimler. Ancak sorun, çizdiği resimlerin birer kopya olması ve aynı zamanda da moda ikonu haline getirilen süslü makyaj küpünden çıkarılmış insanlar tiplemesi.. Şuanda da ona göre bir yaşam sürmek istiyor ve bunu yavaş yavaş da bizlere yansıtıyor. Sübliminal mesajların birçok kötü etkisi olduğu doğru. Hatta bazı mesajlar o kadar açık veriliyor ki, kavaga, kıyamet, cinayetler, kumpaslar, yalan da çok doğal bir şeymiş gibi sunuluyor. Bu dizi ve çizgi film programları yerine çocuklarımızla biraz daha ilgili olabilmeliyiz ki TV dadılarına ihtiyaç duyulmasın ve bu kötü etkilerden uzaklaşılsın. Ayrıca çocuğun sosyal hayatındaki davranışlarını da arkadaşlıklarını etkileyen oldukça vahim bir durum. Bilgi ve paylaşım için teşekkür ederim. Hoşça kalın :)

ÇiğDEm Tahtasız dedi ki...

Be ekersen onu biçersin hesabı aslında. Günün vehametine odaklanıp çocuğu teknoloji bombardımanına sokup her türlü bilinç altı bilinç üstü olumlu olumsuz mesajlara maruz bırakırsak ilerde bu çocuk nasıl böyle oldu lafını söylemeye pek hakkımız kalmıyor. Bu sadece tv için değil her konuda bu şekilde . Ebeveyinlik işi sallamaya boş bırakmaya gelmez anında alırsın karşılığını . Teşekkürler :))

Popüler Yayınlar