23 Aralık 2014 Salı

Anneler BABA lardan ne ister ?

aslında hep kadınlar erkeklerden ne ister neler bekler diye sorar konuşu
rduk değil mi? eve yeni bir bebek geldiğinde kadınlar anne erkekler baba olup çıkıverince soru da anneler babalardan neler beklere dönüşüyor..

şimdi demeyin sakın kardeşim hep kadınlar hep anneler mi bekler biz erkeklerin de bir şeyler beklemeye hakkı yok mu diye? tabiki var  ama maalesef annlerin sorumluluğu her zaman daha fazla,anneler hormonal olarak daha fazla dalgalanmalar yaşıyor,genel olarak bir ev in sorumluluğu anne de , bebek emzirmek gibi ağır bir iş annede,uykusuzluk annede.. saymakla bitmez doğal olarak fiziksel ve duygusal olarak sorumluluk kadında  ve annede fazla olunca dolayısıyla erkekten baba dan da bişeyler beklemek doğal bir hal alıyor. . sonuçta kimin yardıma ihtiyacı varsa yanındakinden birşeylerin ucundan tutmasını bekler, sorumluluğu fazla olan insan yardım bekler,işlerini yetiştiremeyen insan yardm bekler,kendine vakit ayıramayan insan yardım bekler. bunları bekleyenlerde genellikle kadınlar oluyor o yüzden de iş gene annelerin babalardan ne beklediğine ne istediğini dönüşüyor.

bir kere eve bir bebek geldikten sonra en basit kavga sebebi 4 neden şudur:
UYKUSUZLUK
SOSYAL TECRİT
EŞİT OLMAYAN İŞ YÜKÜ
DEPRESYON

Valla eğer bir bebeğiniz varsa bunlardan biri yada bir kaçıyla karşılaşmak muhtemel oluyor. maalesef savaş daha yatakta başlıyor ve hayır kırmızı nokta hakkında değil onu da unutun !

UYKUSUZLUK her ailenin karşılaştığı sorunlardan biridir. ( 6,5 aylık oğlum var ve ben hala 4,5 saatten fazla uyku uyuyamadım ) uykusuzluk evliliğe neler yapar kısaca kendi yaşadıklarımdan örnekler vereyim .uykudan mahrum insanlar mahrum olmayanlara göre daha hırçın,hatta bazı durumlarda daha kötü hale gelebiliyorlar, daha alıngan,daha sinirli, daha sakar, daha güçsüz, hareket etme kabiliyetleri daha yavaş olurlar.bir sorunla karşılaştıklarında çözemezler hemen sinirlenirler ( ben gibi:)) 
yani önce ruh hali değişiklikleri ortaya çıkar sonra bilişsel değişiklikler gelir ve bunları fiziksel performanstaki olumsuz değişiklik takip eder sonra ? sonra ne mi olur bu evliliği de etkiler.

SOSYAL TECRİT eveet sizin artık bir bebeğiniz var öyle hadi barlar sokağına gidelim,dağa pikniğe gidelim , arkadaşlarla oyun oynayalım yok öle her şey kafaya estiği gibi olmaz önce ortam kontrol edilecek BEBEĞE UYGUN HALE GETİRİLECEK , bebek için olası tehditler ve tehlikeler minimize edilecek ondan sonra program yapılacak . ve tabiki çevrenizdeki arkadaşlarınızın da çocuklu olup olmaması önemli çünkü bir yere gittiğinizde siz ne kadar o ortama uyum sağlamaya çalışırsanız çalışın odak noktanız hep bebeğiniz oluyor ve arkadaşlarınızın da eğer onlar çocuksuzsa bir zaman sonra onlar da siz de sıkılıyorsunuz ne kadar yardımcı olmaya çalışırsalar çalışsınlar sizi bir yere kadar anlayabiliyorlar . ve onlar da haklı olarak sıkılabiliyorlar. benim şansım arkadaşlarımın çoğunun bir bebeği olması ve konuşacak ortak noktalarımızın bol bol bulunması fikir alışverişinde bulunabilmemiz ve tam anlamıyla birbirimizi anlayabilmemizdi.
aksi takdirde zaten depreme uğramış olan karı koca ilişkileri sosyal tecrite de uğrayınca özellikle kadınlarda bir yalnızlık ,yalnız hissetme ve hemen arkasından da depresyon baş gösteriyor.

EŞİT OLMAYAN İŞ YÜKÜ  evet erkekler, babalar  ne derseniz artık eve gelip tüm gün dışarda çalıştıklarından ve çok yorgun olduklarından bahsedip dinlenmek isterler ve sizin de benim gibi saçlarınız havaya dikilir ve tırnaklarınız bilemeye başlarsınız :))  doğaldır çünkü kocalarımızın hayatlarında pek bir değişiklik olmamıştır onlar aynı işleri yapıyor aynı çevreleriyle takılıyor bir ÖĞLE ARASI hakları var ve akşam mesai bitiminde kafadaki şalteri indirip eve takılmaya geliyorlar . peki biz kadınlar , anneler ne yapıyoruz.?
konuşmayı bilmeyen, dünyaya yeni gelmiş , sadece sevgiye ilgiye, güleryüze ve güvene muhtaç , tuvalet eğitimi olmayan, yemek yeme kabiliyetine sahip olmayan , kendini temizleme becerisinden yoksun küçük, sevimli dünya tatlısı bebeklerimizin HERŞEYİNDEN sorumluyuz.
evet sevgili eşlerimiz de çalışıyorlar ama onların hala belli bir düzenleri var bizim gibi kendilerini sakinleştirmek için içinden dualar okuyan , la havle çekerken o muhteşem gülücükleriyle bebeklerini korkutmamak için elinden geleni yapan ,televizyonda defalarca aynı kanalı izlemek zorunda kalmayan,ve aç bir bebeği beslemek için günde 90 kere -nerde olduğu hiç önemli değil - memesini çıkarmak zorunda değiller.. biz kadılar bir maaş almıyor olabiliriz ya da günün çoğunu evde eşofmanlarımızla geçiriyor olabiliriz ya da tüm gün çocuklarla ' oynuyor ' olabiliriz ama bazen sadece ayda 1 kere olsun ağdaya , pediküre, saç kestirmeye ya da lanet olsun kendimizi şımartmaya ihtiyacımız var ÇÜNKÜ BİZ ANNELER BİR ERKEĞİN 1 SAATTE ÇALIŞTIĞINDAN DAHA FAZLA EVDE ÇALIŞIYORUZ. VE bunun yanında bir de koca nın arkasını topluyor, yaşadığımız yuvamızı temiz ve derli toplu tutmaya çalışıyor,ve bunun yanında da akşamları yemek yapıyoruz.
şuan elinde bir elektrikli süpürgeyle ev süpüren göbekli erkek mi yoksa full kaslı artistik pozlar veren bir erkek mi size daha seksi geliyor ? kesinlikle birincisi !

DEPRESYON biz annelerin yarısı ya da çoğu doğumdan sonra bir kaç saat ya da gün içerisinde kaybolan geçici bir doğum sonrası mahzunluğu yaşıyoruz.bu doğal ve normal bir durumdur ancak annelerin bazıları %20 lik gibi bir kısmı bu dönemi daha derin daha yoğum yaşar.evlilikleri iyi gitse bile yalnızlık,çaresizlik,üzüntü ve değersizlik duygusu bu kadınların peşini bırakmaz.dertli annelerin çoğu sürekli ağlar ve pencereden dışarı boş boş bakarlar.
depresyon riski altında olan sadece kadınlar da değil aslında babaların da onda bir ila çeyreği bebek doğduğunda depresyona girebilirler.eğer kadın da bunalımdaysa bu rakamlar 50 yüzdeye kadar çıkabiliyor maalesef.

bu yazdıklarım ve yaşadıklarım eve bebek bir bebek getirmeye dair ne hoş anılar değil mi? peki tüm bunları yaşamamak için neler yapabiliriz?

ilk adım BİLİNÇLENMEDİR . Sadece kadın değil erkek de hem kendi hem karısının yaşayacakları için bilinçlenmeli anlayışlı olmalıdır. eğer bunları yaşayacağını bilirse karşılaştığı problemleri daha kolay atlatır hale gelebiliyor çiftler.  EMPATİ kurmak gerçekten çok önemli hatta ayrı bir yazı konusu bence yalnızca erkeklerin kadınlara değil,anne babaların çocuklarına ve bebeklerine ,kadınların erkeklerine karşı öğrenmesi gereken bir şeydir empati . ve kesinlikle çiftler arasındaki düşmanlığı azaltır.

anne baba aile ile ilgili daha çok yazılarım olacak .şimdilik bu kadar yeni bebekli çiftlere bol bol anlayışlı empatili sabırlı günler diliyorum bunun bir geçiş dönemi olduğunu  türbülansa girmeden kemerlerinizi bağlamanızı öneriyorum.

sevgiyle kalın.

2 yorum:

Nevin tahtasız dedi ki...

Canım kızıım senı cok sevıyorum yazılarına bayıldımbukadar ınce ruhu kımden aldın bılmıyorum ama harıkasın devam et kuzum benım💖

ÇiğDEm Tahtasız dedi ki...

Bal annem kimden alabilirim tabiki senden ve canım babamdan. İdolümsünüz :))

Popüler Yayınlar